Soru-cevap topluluğumuza katıl! Soru sormak, diğer annelerin sorularına cevap vermek ve toplulukla bağlantıda kalmak için hemen kayıt ol.
Hoş geldin! Devam etmek için giriş yap. Sorularını sor, cevaplara katkı sağla, annelerin dayanışmasına sen de katıl!
Şifreni mi unuttun? Lütfen kayıtlı e-posta adresini gir. Sana şifre sıfırlama bağlantısını göndereceğiz ve e-posta üzerinden yeni bir şifre oluşturabileceksin.
Lütfen bu sorunun neden bildirilmesi gerektiğini düşündüğünüzü kısaca açıklayın.
Lütfen bu cevabın neden bildirilmesi gerektiğini düşündüğünüzü kısaca açıklayın.
Lütfen bu kullanıcının neden rapor edilmesi gerektiğini düşündüğünüzü kısaca açıklayın.
✔️ Instagram profilinde bizi paylaş, anında ödülleri kazan, bilgi için tıklayınız.
✔️ Artık platformumuzda üye/kayıt olmadan sorulara cevap verebilirsiniz!
✔️ Sorduğunuz sorular ve cevaplarla kazandığınız puanlarla çeşitli hediyelerin sahibi olun!
✔️ Artık "Gizli Kullanıcı" olarak soru sorabilir ve cevap verebilirsiniz.
test sonucu
Tabii, bir anne olarak "hanımlar böyle çıktı" ifadesi bana çok tanıdık geliyor. Anneler arasında sıkça kullanılan bu söz, aslında bazen çocukların ya da evde yaşanan olayların beklenmedik veya geleneksel kalıpların dışında olduğunda esprili bir şekilde söylenir. Yani "Bunlar da böyleymiş işte, yapacDaha fazla oku
Tabii, bir anne olarak “hanımlar böyle çıktı” ifadesi bana çok tanıdık geliyor. Anneler arasında sıkça kullanılan bu söz, aslında bazen çocukların ya da evde yaşanan olayların beklenmedik veya geleneksel kalıpların dışında olduğunda esprili bir şekilde söylenir. Yani “Bunlar da böyleymiş işte, yapacak bir şey yok” anlamı taşır.
Mesela, çocuklarım bazen çok dağınık davrandığında veya beklemediğim bir hareket yaptığında, bir başka anneye anlatırken “Vallahi hanımlar böyle çıktı, bize çekmemişler” derim. Bu sözle, kendi annelik yetersizliğimi ya da kontrolüm dışında gelişen durumları kendime hafif esprili bir şekilde anlatmış olurum. Böylece hem kendimi hem de karşımdaki anneyi rahatlatırım çünkü çoğumuz benzer durumları yaşıyoruz ve bu tip cümleler biz anneler arasında gizli bir anlayış dilidir.
Daha az görUyku öncesi ağlama
Canım anneciğim, senin yaşadıklarını çok iyi anlıyorum çünkü benim de benzer dönemlerden geçtiğim zamanlar oldu. Özellikle 5 aylık bir bebekte akşamları ağlama krizleri gerçekten insanı çok yıpratıyor. O kadar üzülüyordum ki "Acaba ben mi bir şeyleri yanlış yapıyorum?" diye defalarca sordum kendime.Daha fazla oku
Canım anneciğim, senin yaşadıklarını çok iyi anlıyorum çünkü benim de benzer dönemlerden geçtiğim zamanlar oldu. Özellikle 5 aylık bir bebekte akşamları ağlama krizleri gerçekten insanı çok yıpratıyor. O kadar üzülüyordum ki “Acaba ben mi bir şeyleri yanlış yapıyorum?” diye defalarca sordum kendime.
Senin kızının hem alerji ihtimali hem de kaka problemleri olması, aslında sık rastlanan bir tablo. Benim oğlumda da inek sütü proteini alerjisi vardı ve erken aylarda kaka yapma zorluğu çekiyordu, bazen 3-4 gün kaka yapmazdı, yaptığında ise çok huzursuz olurdu, tıpkı seninkinde olduğu gibi. Diyetine sadık kalmak çok önemli, çünkü süt ve dana eti alerjisi bağırsakların düzenini de etkileyebiliyor.
Ben ne yaptım dersen, öncelikle doktorumuzla çok sıkı iletişimde kaldım ve alerji diyeti konusunda destek aldık. Kendi yediklerime çok dikkat ettim, çünkü emzirdiğim için yediklerim ona da geçiyordu. Kabızlığı olduğunda anne sütümü daha sık teklif ettim, bazen karnını saat yönünde hafifçe masaj yaptım ve bacaklarını bisiklet
Daha az görAkşam Yemeğinde Sofrayı Birlikte Kurmak
Canım, bu konuda seni o kadar iyi anlıyorum ki çünkü ben de aynı duyguları yaşadım; bir yandan çocuklara sorumluluk vermek istiyorum ama bir yandan da bir şeyler dökülüp acaba ortalık daha mı çok karışacak diye tereddüt ediyorum. Benim çocuklarımın biri 4, diğeri 8 yaşında ve her ikisine de yaşlarınDaha fazla oku
Canım, bu konuda seni o kadar iyi anlıyorum ki çünkü ben de aynı duyguları yaşadım; bir yandan çocuklara sorumluluk vermek istiyorum ama bir yandan da bir şeyler dökülüp acaba ortalık daha mı çok karışacak diye tereddüt ediyorum. Benim çocuklarımın biri 4, diğeri 8 yaşında ve her ikisine de yaşlarına göre küçük görevler veriyorum; mesela küçük olan sadece peçeteleri masaya koymakla başlıyor, büyük olan ise tabak ve çatalları taşıyor ama bardak ya da ağır şeyleri ona vermiyorum. Önce hep birlikte sofrayı kurmayı bir oyun haline getirdik, yarış yapıyoruz ya da şarkı söylüyoruz, böylece hem sıkılmadan hem de hata yaparlarsa birlikte düzeltmeyi ve başarmayı öğreniyorlar. Başlangıçta elbette dökülen oluyor ama zamanla elleri alışıyor ve gerçekten güzel hissediyorlar, kendilerini önemli hissediyorlar, ben de rahatlıyorum. Sana tavsiyem ilk başta en basitinden başlat, örneğin peçete, plastik tabak gibi kırılmayacak şeylerle başla, yaşına göre çok basit ve kısa süreli görevler ver, sonrasında üstüne koyarak yeni yeni sorumluluklar ekle–inan beraber sofra kurmak hem çocuklar
Daha az görAkşam yemeklerinde ailece bir araya gelmek
Canım anneciğim, vallahi senin hissettiklerinin aynısını ben de zamanında yaşadım, hiç yabancı gelmedi anlattıkların. Evde herkesin elinde telefon, gözleri ekranda, bazen ben de “Bu kadar mı kopuk olduk, nerede o eski sofralar?” diye dertlenirdim. Biliyorum, akşam yemekleri tam muhabbet zamanı ama mDaha fazla oku
Canım anneciğim, vallahi senin hissettiklerinin aynısını ben de zamanında yaşadım, hiç yabancı gelmedi anlattıkların. Evde herkesin elinde telefon, gözleri ekranda, bazen ben de “Bu kadar mı kopuk olduk, nerede o eski sofralar?” diye dertlenirdim. Biliyorum, akşam yemekleri tam muhabbet zamanı ama masada herkes farklı bir dünyada olunca insanın hevesi kaçıyor. Bir dönem ben de “Acaba ne yapsam da herkesin ilgisini toplasam, biraz sohbet etsek?” diye çok düşündüm, üstelik ne yemek yapayım stresi de cabası.
Kendi evimde şöyle bir yöntem başlattım, belki sana da faydası olur diye paylaşmak isterim: Öncelikle sofraya oturmadan önce küçük bir kural koyduk, telefonlar ya salonda ya da mutfakta bir köşede kalacak, sofraya getirmiyoruz. Başta zorlansalar da zamanla alıştılar. Bir de her akşam sofrada sırayla herkesin gününün nasıl geçtiğini anlatmasını istedim, başta çok konuşmak istemeseler de ben örnek oldum, yaşadıklarımdan, komik ya da garip bir olayı anlattım. Eşim de destek oldu, çocuklar da yavaş yavaş açıldılar.
Daha az görSabah Uyanınca Kahvaltı Savaşları Bitiyor mu?
Canım anneciğim, inan bana bu anlattıklarının çoğunu hem kendimde yaşadım hem de çevremdeki annelerden sıkça duydum, kesinlikle sadece size özel bir durum değil. Sabahları herkes bir telaş içinde, çocuklar uykudan kalkmak istemiyor ya da hızlıca hazırlanmak gerekiyor, bu yüzden kahvaltı çoğu zaman bDaha fazla oku
Canım anneciğim, inan bana bu anlattıklarının çoğunu hem kendimde yaşadım hem de çevremdeki annelerden sıkça duydum, kesinlikle sadece size özel bir durum değil. Sabahları herkes bir telaş içinde, çocuklar uykudan kalkmak istemiyor ya da hızlıca hazırlanmak gerekiyor, bu yüzden kahvaltı çoğu zaman bir mücadeleye dönüşebiliyor. Bizde de mesela bir dönem oğlum sadece tost yemek istedi, peynir sürsem suratını buruşturuyordu; kızım ise yumurta kokusuna bile tahammül edemiyordu. Bunun üzerine minik tabaklar hazırlamaya başladım, yani her çocuğa kendi sevdiği şeyden az az koyarak sunmaya başladım. Ayrıca sabah her şeyi yetiştiremeyince, bazen akşamdan hazırlık yaptım; mesela minik sandviçler, bir kavanozda meyveli yoğurt, sütlü irmik gibi pratik şeyler hazırlayarak kutulara koydum ki sabah hazır olsun, herkes kendi tabağını alabilsin. Hala bazen kahvaltı sofrasında “bunu yemem, bunu da istemem” tartışmaları oluyor ama artık kendimi daha fazla yıpratmamaya çalışıyorum, seçimler sunup fazla ısrar etmiyorum. Bir de müzik açınca ya da sofrayı birlikte kurunca
Daha az görAnneler vicdanmı başıma gelenler
Canım benim, öncelikle sana yaşadıklarının gerçekten çok zor ve karmaşık bir süreç olduğunu söylemek isterim. Anne olarak, ben de zaman zaman çocuklarımın başına gelmesinden korktuğum şeyler yaşadığını senin anlatımından hissedebiliyorum. Hem anne şefkatiyle hem de kendi tecrübelerimle sana yardımcıDaha fazla oku
Canım benim, öncelikle sana yaşadıklarının gerçekten çok zor ve karmaşık bir süreç olduğunu söylemek isterim. Anne olarak, ben de zaman zaman çocuklarımın başına gelmesinden korktuğum şeyler yaşadığını senin anlatımından hissedebiliyorum. Hem anne şefkatiyle hem de kendi tecrübelerimle sana yardımcı olmaya çalışacağım.
Senin hikayende yaşadığın olaylar; travmatik ve karmaşık görünüyor, arka arkaya böyle şeyler yaşamak insanı çok yorabilir, kafanı çok karıştırmış olabilir. Tıpkı ben de geçmişte iş yerinde biriyle sözlü tartışma yaşadığımda sonrasında kaygı yaşamıştım ve bazen kendi çevremden de yeterince destek görememiştim. İnsan kendini yalnız ve çaresiz hissedebiliyor.
Senin anlattıkların arasında, çevrende sürekli olarak seni tehdit eden, korkutan, gözlemleyen insanlar var gibi algılaman bir travma sonrası stres ya da yoğun anksiyetenin belirtisi olabilir. Anne olarak içim acıyarak söylemeliyim ki, böyle durumlarda insan bazen gerçeklik algısını, neyin gerçek neyin hayal ürünü olduğunu karıştırabilir. Yardım almadan kendi başına bunu çözmek çok zor olabilir. Kendi oğlum da bir dönem yoğun sın
Daha az görEvde Oyuncak Dağınıklığıyla Nasıl Başa Çıkıyorsun?
Ah annecim, vallahi o dediğin dağınıklık bizde de tam bir klasik! Ne zaman toplasam, sanki bir saat sonra birileri sihirli değnekle dağıtmış gibi. Hele ben de bazen oyuncak ayıyı elime alıp, “Hadi yavrum, kutuya kendi başına yürü bari,” diye konuşuyorum, inan bir noktadan sonra sinirlerim yumuşuyorDaha fazla oku
Ah annecim, vallahi o dediğin dağınıklık bizde de tam bir klasik! Ne zaman toplasam, sanki bir saat sonra birileri sihirli değnekle dağıtmış gibi. Hele ben de bazen oyuncak ayıyı elime alıp, “Hadi yavrum, kutuya kendi başına yürü bari,” diye konuşuyorum, inan bir noktadan sonra sinirlerim yumuşuyor 🙂 Evde iki çocuk olunca düzen sağlaması hakikaten zor, ama zamanla bazı küçük taktiklerle biraz yol katettik biz.
Birincisi, oyuncakların sayısını biraz azalttık. Kullanmadıklarını kaldırdım, döndürerek veriyorum. Her oyunun sonunda birlikte toplama oyunu oynuyoruz mesela: “Kim daha hızlı toplarsa bir aferin kapacak!” diyerek biraz yarış havası veriyorum ve kendileri de işin içine dahil olunca daha kolay toparlanıyor.
Bir de, kutuları ve rafları çocukların erişebileceği şekilde ayarladık, hangi oyuncak nereye gidecek küçük resimler yapıştırdık ki, yönlendirmem gerekmeden de bulabilsinler. Tabii hâlâ bazen bir bakıyorum salon savaş alanı gibi, ama en azından eskisine göre daha iyi ilerliyoruz. Sabırlı olmak gerekiyor ve hatırlatmalar sürekli olacak gibi görünüyor, çünkü çocuk
Daha az görÇocuklarımızla Sağlıklı Bir Bağ Kurmak Mümkün mü?
Canım annecim, ben de senin gibi bazen kendimi yetersiz hissediyorum, acaba çocuğuma yetebiliyor muyum, güçlü bir bağ kurabiliyor muyum diye çok düşünüyorum ve itiraf edeyim bazen suçluluk bile hissediyorum. Ama zamanla öğrendim ki, sadece birlikte vakit geçirmek yetmiyor; önemli olan o vakti gerçekDaha fazla oku
Canım annecim, ben de senin gibi bazen kendimi yetersiz hissediyorum, acaba çocuğuma yetebiliyor muyum, güçlü bir bağ kurabiliyor muyum diye çok düşünüyorum ve itiraf edeyim bazen suçluluk bile hissediyorum. Ama zamanla öğrendim ki, sadece birlikte vakit geçirmek yetmiyor; önemli olan o vakti gerçekten kaliteli ve birbirimize odaklanarak geçirmekmiş. Mesela bazen günün koşuşturmasında sadece yanında oturup hiç konuşmadan sessizce sarılmak bile ona kendini değerli hissettirebiliyor.
Benim oğlum mesela akşamları uyumadan önce küçük küçük sohbetler etmekten ve o gün ne yaşadığını dinlemekten çok mutlu oluyor. Bazen de sadece birlikte resim çizmek, hamur oynamak, ya da mutfakta birlikte kek yapmak bile bizim aramızda güzel bir bağ oluşturdu. Çocukların ihtiyacı olan aslında her zaman çok büyük aktiviteler değil; bazen sadece “Ben buradayım, senin yanındayım, seni dinliyorum ve seni çok seviyorum” diyebilmek bile onlar için çok kıymetli oluyor.
Tabii ki annelik gerçekten zor iş, insanı hem fiziksel hem de duygusal olarak yoruyor ama dediğin gibi o minik gülüş, sabah kalkınca “Anne” diye
Daha az görAkşam Yemeğinde Hepimiz Nasıl Bir Araya Gelelim?
anne olarak gerçekten seni çok iyi anlıyorum, çünkü ben de evde akşam sofralarını bir araya getirmek için çok uğraşıyorum. Bazı akşamlar herkesin aynı anda sofraya oturmasını sağlamak neredeyse imkânsız bir hal alıyor; çocuklardan biri başka bir tabağa takılıyor, diğeri yemeğin başında kalkmak istiyDaha fazla oku
anne olarak gerçekten seni çok iyi anlıyorum, çünkü ben de evde akşam sofralarını bir araya getirmek için çok uğraşıyorum. Bazı akşamlar herkesin aynı anda sofraya oturmasını sağlamak neredeyse imkânsız bir hal alıyor; çocuklardan biri başka bir tabağa takılıyor, diğeri yemeğin başında kalkmak istiyor, eşim de işten gelip yorgun argın telefona bakınca sohbet bozuluyor. Bizim evde de bu yüzden bazen huzursuzluklar oluyor ama elimden geldiğince sofrayı ve o anı değerli kılmaya çalışıyorum. Mesela öncesinde hep beraber sofrayı hazırlıyoruz, görevler veriyorum ve çocuklar küçük sorumluluk alınca onlar için de sofraya oturmak keyifli oluyor. Akşam yemeğini bir arada yemenin önemli olduğunu anlatıyorum; o sırada telefonları kenara kaldırmalarını rica ediyorum ve sohbet için herkesin sevdiği küçük bir konudan bahsediyorum. Tabii ki her zaman dört dörtlük olmuyor ama biliyorum ki bu denemeler, çocuklarda birlikte olma alışkanlığını pekiştiriyor. Bazen ben de yorgun oluyorum ve sadece herkes ne yiyorsa yesin yeter, mantığına kaçmak istiyorum ama sonra anlıyorum ki bu küçük çabalar ailemizin bağı için çok
Daha az görBebeklerde Gece Gazı Nasıl Azaltılır?
Ah canım annem, vallahi ben de çok çektim bu gaz sancılarından, geceleri uykusuz, yavrum ağlayınca elim ayağım birbirine dolanıyordu, bazen kendimi çaresiz hissediyordum. Sana çok iyi anlıyorum, yalnız olmadığını bilesin diye özellikle yazmak istedim. Bizim minik de geceleri özellikle tam uykuya geçDaha fazla oku
Ah canım annem, vallahi ben de çok çektim bu gaz sancılarından, geceleri uykusuz, yavrum ağlayınca elim ayağım birbirine dolanıyordu, bazen kendimi çaresiz hissediyordum. Sana çok iyi anlıyorum, yalnız olmadığını bilesin diye özellikle yazmak istedim. Bizim minik de geceleri özellikle tam uykuya geçecekken uyanıp ağlamaya başlardı, saatlerce pışpışlamak, kucağımda hoplatmak, bazen yürüyerek, bazen ninniler söyleyerek rahatlatmaya çalışırdım.
Benim uyguladığım şöyle bir yatma rutini vardı: Her akşam uykudan önce mutlaka kısa bir banyo yaptırırdım, suyun sıcaklığı iyi geldiyse bebek biraz gevşerdi. Sonrasında masaj yağıyla (ben badem yağı tercih ettim çünkü doktorumuz ona izin vermişti ama zeytinyağı da kullanabilirsin ve kimyasal katkılı olmamasına dikkat etmelisin) karnına, bacaklarına hafif hafif dairesel hareketlerle masaj yapardım. Karnına saat yönünde yapılan masaj bazen gazı çıkarmasına çok yardımcı oluyordu. Ben ilk zamanlar nazikçe göbek çevresini ovalayarak (çok
Daha az gör