Benim canım istediğinde onun kafası başka yerde oluyor, onun istediği zamanlarda da ben yorgun ya da stresli oluyorum. Hiç denk gelemiyoruz resmen… Bu durumda kendini suçlu hissetmeden nasıl bir denge kuruyorsunuz? Bu konuyu konuşabiliyor musunuz, yoksa zamanla oturuyor mu?
Bu durum o kadar ama o kadar çok kişinin yaşadığı bir şey ki… ama kimse açık açık konuşmuyor. O yüzden de insan bazen kendini yalnız ya da “acaba bizde mi bir sorun var” diye hissediyor. Ama gerçekten çok normal.
Doğum, uykusuzluk, hormonlar, stres, bebek bakımı, ev işleri… hepsi zaten başlı başına enerji çeken şeyler. Üstüne bir de eşinle aynı anda istekli olmayı beklemek fazla yük gibi geliyor bazen.
Bende de benzer dönemler oldu. O isterken ben kafamı yastıktan kaldıramıyordum, ben yakınlık isterken onun aklı başka yerde oluyordu. Sonra fark ettim ki, bu bir yarış değil. Her zaman aynı anda istemek zorunda değiliz. Asıl önemli olan, bunu konuşabilmek.
Biz zamanla açık açık konuşmaya başladık. Küçük şeyler bile işe yarıyor: ne zaman daha rahat hissediyorsun, seni ne etkiliyor, neyi seversin, neyi sevmezsin…
Birbirini suçlamadan, beklentisiz bir şekilde konuşunca işler biraz daha yumuşuyor.
Ve evet, zamanla da biraz oturuyor. Her zaman mükemmel olmayacak, ama birbirine alan açmak, anlayış göstermek önemli. Kendini suçlama. Yorgunsun, yoğunsun, insanız sonuçta.
İletişim her şeyin anahtarı. Kırmadan, yargılamadan konuşabilmek… biraz dengeyi burdan kurmaya başlıyoruz zaten.